ANASAYFA,
İNFO, Güncel, VideoMesajlar,
AudioMesajlar, Fotoğraflar, Tanıklıklar, Basın,
Hristiyan inanci, İlahiler, Şiir
Köşesi, İncil Dersleri, e-Kitaplar, Kadın Köşesi,
Kutsal Kitap, Çocuk
Köşesi,
Linkler,
Animasyonlar, Konuk Defteri, Forum/Chat, Guestbook-english
|
|
BENİM KOYUNLARIM SESİMİ İŞİTİRLER
Özgür (Köln)
|
|
Adım
Özgür. 07.04.1971 yılında
Güneydoğuda küçük bir ilde doğdum. Ailemin 3. çocuğuyum, toplam yedi
kardeşiz. Ailem çok dindar, iyi bir aileydi. Çocukluğumda
namaz kılmasını, dua etmesini annem ve babamdan, Kur’anı ise yaz tatillerinde
gittiğim kurslardan öğrendim. Allah’a büyük
inancım vardı. O’nun benden çok
uzakta olduğunu düşünüyordum.
|
|
Çocukluğumun
büyük bir bölümü hastalıklarla geçti. Astım ve boğmaca hastalıklarına
yakalanmıstım. Bazen gece yarılarında
hastalanıyordum ve hastahaneye götürülmem gerekiyordu. Ailenin en çok
sevilen çocuğuydum ve çok
mutluyduk, ta ki, babam başka bir
kadınla imam nikahıyla evleninceye kadar. Artık evimizde sürekli olarak kavga
ve gürültü vardı. Babam eve geldiği zamanlar kavga ve bağırış seslerini
duymamak için yatağın altına saklanırdım. Babamın başka bir kadınla
evlenmesine bir türlü anlam veremiyordum. Kur’an kursundaki hocama babamın
neden ikinci bir kadınla evlendiğini sordum. Onun yanıtı şu oldu: ‘Peygamber efendimiz de çok evlilik yaptı, çok
evlilik yapmak günah değildir’. Ama nasıl olur da bir insan eşini başkasıyla
paylaşmak ister? Bu soruma bir türlü yanıt bulamıyordum. |
Babamın evde olmadığı bazı geceler hastalanır, nefes alamazdım
ve acilen hastaheneye götürülmem gerekirdi. Annem, beni hastahaneye
götüremediği için üzülür, ağlar ve babama sürekli beddua ederdi. Ben de kendi
hastalığımı unutur, annemin haline üzülürdüm. Bir gece yine ansızın çok
kötüleştim, nefes alamıyordum. Allah’a beni öldürmesi için yalvardım, artık
yaşamak istemiyordum. Çünkü annemi uyandırırsam tekrar üzülecek, beddua edip
ağlayacaktı. Çok çaresizdim, ve ne yapacağımı bilemiyordum. Birden odanın
içini bir ışık kapladı, her yer nurla dolmuştu. Çok güçlü bir ses bana, beni
öldürmeyeceğini, ama yaşatmak istediğini söylüyordu. Bir an bunun Muhammet
olacağını düşündüm. O’na
bakamıyordum. Kendisiyle ilgili Kur’an da Meryem suresini okumamı istedi
benden. O surede İsa’yla ilgili bir
ayet vardı. Sabah bu olanları anneme
anlattım ama o bunlara inanmadı, bunların sadece bir rüya olduğunu
söyledi. Ona göre Allah insanlarla
konuşmazdı. Bir mesaj iletmek istediğinde bunu peygamberler aracılığıyla
yapardı. .
|
Aradan uzun yıllar geçti.
Ben, lise tahsilimden sonra 9 Eylül üniversitesinde İktisadi ve idari
bilimleri açık kazandım ve Muğla’ya gittim. O zamana dek namaz kılar, dua eder,
Ramazan aylarında oruç tutardım. Bu arada bir çocuk dergisine çocuklar için
makale yazmaya başladım. Makalenin sonunda adresim yayınlandı.
Çocuklardan mektuplar alıyordum. Bir
gün çok ilginç bir mektup aldım.
Mektupta İncil okumak isteyip istemediğim soruluyordu. Çok
şaşırmıştım. İncil’e değiştirilmiş, bozulmuş kötü bir kitap gözüyle
bakıyordum. Sonra İslam inancını daha da güçlendirmek için okumaya karar
verdim. Birkaç hafta sonra bir İncil ve hiristiyanlıkla ilgili birkaç kitap
aldım. Önce okumak istemedim. Sonra, ‘ okursam ne olur
ki? Hiristiyan olacak değilim ya!’ diye düşündüm. Sonunda İncil’i okudum ve gerçekten de hiristiyan
oldum.HAMDOLSUN!!!
|
|
İncil
okumakla hiristiyan mı olunur? diye sorabilirsiniz. İncil’de gerçeği buldum.
Aslında İncil’i okumaya başladığımda, oradaki yanlışları bulurum diye
düşünüyordum. Ne var ki, İncil düşüncelerimdeki karanlığı dağıttı. Örneğin
İncil, bir erkeğin sadece bir kadınla evlenmesine izin veriyordu. Yahudilikte
de çok evlilik vardı, ama Rab onların bu davranışını asla onaylamamıştı. İsa
Mesih bir erkeğin yalnızca bir tek kadınla evlenmesi gerektiğini söylemiştir.
Allah neden daha sonra çok evliliğe izin versin ki? Allah’ın Sözü sonsuzdur
ve asla değişmez. Aynı zamanda İncil’in değiştirilip değiştirilmediği
konusunu da araştırmaya başladım. ‘Bizler müslümanlar olarak Allah’ın gönderdiği bütün
kitaplara ve peygamberlere iman ederiz. Ama Yahudi ve Hiristiyanlar kendi
orijinal kitaplarında yazılı olduğu halde buna inanmıyorlar. Oysa biz hem
Tevrat’a, hem Zebur’a, hem İncil’e hem de Kur’an’a inanıyoruz. Fakat Yahudi
ve Hiristiyanların bu kutsal kitapların bazı yerlerini değiştirip yalan
yanlış şeyler yazdıklarını hepimiz duymuşuzdur. Fakat Kur’an’a göre (Al-i imran suresi 3ve 4. ayet,
Maide suresi 46. Nisa suresi 163. ayetlere göre) Kutsal Kitap’ı kapsayan Tevrat, Zebur ve İncil Allah’ın
Sözü’dür ve yine Kur’an’ a göre Allah’ın Sözü kimse tarafından
değiştirilemez. En’am suresi ayet 115. Kehf suresi
27.ayet. Kutsal Kitap, Tevrat, Zebur ve İncil de Allah’ın
Sözü’nün asla değişmeyeceğini söylemektedir. Kutsal Kitap’ta İşaya 40;8’de
(‘Ot kurur, çiçek solar fakat Allah’ın Sözü sonsuza dek durur’). Mezmur
119-89’da (Ya Rab Sözün göklerde sonsuza dek durur.) İncil’de Luka 21;33de
(Yer ve kalkacak fakat Benim sözlerim asla ortadan kalkmayacaktır). Bu
ayetleri okuduktan sonra nasıl olur da İncil’in değiştirildiğine
inanabilirdim? İncil’i sürekli olarak yutarcasına okuyordum. Ayrıca
beni en çok etkileyen ayetlerden birisi de Yuhanna 10:24 oldu. (Benim
koyunlarım sesimi tanırlar). Ben 9 yaşlarındayken babam bana küçücük bir kuzu
almıştı. Kuzu henüz bir haftalıktı.
Onu çok seviyordum, biberonla sütle besliyordum.Her hafta onu yıkıyor ve
onunla oynuyordum. Adını da Canan
koymuştum. Burnu aktığında bile yanıma koşardı, ben de burnunu silerdim.
Okuldan eve geldiğimde hemen yanıma koşardı. Canan bir yıl sonra kocaman bir
koyun oldu ve onu hala çok seviyordum. Birgün eve döndüğümde onu evde
bulamadım. Çalınıp bir kasaba satıldığını öğrendik. Çok ağlamıştım. Akşam
babam eve gelince, kasabı tanıdığını, sabah olunca parasını ödeyerek Canan’ı
tekrar geri alacağını söyleyerek beni teselli etmeye çalışıyordu. Ama nafile,
bir türlü teselli olamıyordum, sabahı bekleyemezdim, Canan’ı hemen bulmak istiyordum. Sonra babam kasabın adresini buldu ve gece
evine gittik, kasabı uykusundan uyandırdık. Kasap bize yardımcı
olamayacağını, ahırda yaklaşık iki yüz tane koyun olduğunu ve sabah beşte
bunların yüz tanesinin kesileceğini söyledi. Hem ahır kapkaranlıktı bu yüzden
Canan’ı bulmak çok zor olacaktı. Babam kasaba, ‘Bizim aramamıza gerek yok!
Oğlum onun adını çağırdığı gibi, eğer buradaysa koşarak gelir’ dedi. Kasap
kabul etti, ahırın önüne geldik ve kapı açıldı. İçerisi kapkaranlıktı ve gerçekten çok koyun vardı. Bunların
arasında Canan’ı bulmak mümkün değildi. Avazım çıktığı kadar, Canaaaan diye
bağırmaya başladım. Sesimi duyar duymaz Canan iki ayağını havaya kaldırarak
hızla bana doğru koştu. Sarıldık, kasap şaşkınlıktan şok olmuştu. O zaman
dokuz yaşındaydım İncil’deki bu ayetin aynısını o zamanlar ben kasaba
söylemiştim. ‘Benim koyunum benim sesimi tanır’. İncil’i okuduğum zaman bu ayeti görünce çok sevindim, ağladım ve dua
ettim. Rab İsa’yı kalbime davet ettim.Yaşamımda çok büyük değişiklikler oldu.
Önce Allah’ı çok sevdim, O’na Baba dedim ve O da beni çocuğu olarak kabul
etti. Nefret ettiğim üvey kardeşimi çok sevdim, üvey annemi sevdim, babamı
affedebildim. Zifiri karanlıklardayken Rab İsa hayatımı aydınlattı,
düşmanlarım için beddua değil de dua etmeyi öğretti. İnsanları sevmeyi,
alçakgönüllü olmayı, paylaşmayı öğretti ve bana dünyanın her yerinde sevgi
dolu kardeşler verdi. Hiristiyan olduğum için kötü biri olmadım, yoldan
çıkmadım. Karanlıktan aydınlığa geçtim,gerçeği buldum ve en önemlisi Rab İsa
Mesih’i buldum. O benim en iyi arkadaşım oldu, beni hiçbir zaman bırakmadı. Ona iman et, sen de asla pişman olmazsın!
|
Tanıklıklar
Sayfasına Geri Dön